Café de Paris
Café de Paris Soslu Bonfile: %100&MORE’un İmza Lezzetlerinden Biri
Bazı lezzetler zamanla menünün ötesine geçer ve bir restoranın kimliğinin parçasına dönüşür. Café de Paris Soslu Bonfile, yıllardır %100&MORE menüsünde yer alan ve misafirlerimizin markamızla özdeşleştirdiği imza tabaklarımızdan biridir.
Bonfilenin karakterini tamamlayan Café de Paris sosu, kendine özgü aromatik yapısı ve kremamsı dokusuyla et deneyimine farklı bir katman kazandırır. Yıllar içinde %100&MORE sofralarının klasiklerinden biri haline gelen bu tabak, bugün de menümüzün en tanınan lezzetleri arasında yer alıyor.
Café de Paris Sosu Nedir?
Adı Paris’i çağrıştırsa da Café de Paris sosunun kökeni İsviçre’nin Cenevre şehrine dayanır. 1930’lu yıllarda Café de Paris adlı restoranda ün kazanan bu özel sos, geleneksel olarak dana etiyle birlikte servis edilmesiyle tanınır.
Tereyağı temelli, aromatik ve zengin karakteriyle öne çıkan Café de Paris sosu; yıllar içinde farklı ülkelerde ve restoranlarda farklı yorumlarla hazırlanarak et mutfağının klasik eşlikçilerinden biri haline gelmiştir.
Bonfile ve Café de Paris Sosu Neden Birlikte Sunulur?
Bonfile; yumuşak dokusu ve dengeli lezzeti nedeniyle soslarla uyum sağlayan özel dana eti kesimlerinden biridir. Café de Paris sosunun yoğun ve aromatik karakteri ise bonfilenin doğal lezzetini tamamlayan güçlü bir eşlikçi oluşturur.
Bu birliktelikte amaç eti sosun altında bırakmak değil; etin dokusu, doğru pişirme ve sosun aromatik karakteri arasında dengeli bir tabak oluşturmaktır.
%100&MORE’da Café de Paris Soslu Bonfile
Café de Paris Soslu Bonfile’nin %100&MORE için anlamı yalnızca reçetesinden gelmiyor.
Yıllardır menümüzde yer alan bu lezzet, zaman içinde farklı kuşaklardan misafirlerimizin tekrar tekrar tercih ettiği ve %100&MORE ile özdeşleşen tabaklardan birine dönüştü.
2009 yılında İzmir’de başlayan %100&MORE hikâyesi boyunca menümüz gelişti, yeni lezzetler eklendi ve restoran deneyimimiz değişmeye devam etti. Café de Paris Soslu Bonfile ise bu yolculukta yerini koruyan %100&MORE klasiklerinden biri oldu.
Bugün Konak Pier, Alsancak ve Hilltown Karşıyaka’daki %100&MORE restoranlarında bu klasiği misafirlerimizle buluşturmaya devam ediyoruz.
İzmir’de Café de Paris Soslu Bonfile Deneyimi
İzmir’de Café de Paris Soslu Bonfile denildiğinde, bizim için mesele yalnızca bonfile ile sosu aynı tabakta buluşturmak değil; yıllardır devam eden bir lezzeti aynı kalite anlayışıyla yaşatmak.
Öğle yemeğinden akşam sofralarına, uzun buluşmalardan özel anlara kadar Café de Paris Soslu Bonfile, %100&MORE deneyiminin en tanınan tabaklarından biri olmaya devam ediyor.
Üç farklı lokasyon. Yıllardır değişmeyen bir %100&MORE klasiği.
Café de Paris Soslu Bonfile Nerede Yenir?
Café de Paris Soslu Bonfile’yi İzmir’de %100&MORE Konak Pier, Alsancak ve Hilltown Karşıyaka lokasyonlarında deneyimleyebilirsiniz. Güncel menü, lokasyon bilgileri ve rezervasyon seçenekleri için ilgili şube sayfalarını inceleyebilirsiniz.
%100&MORE
Bir Restorandan Yüzde Yüz Fazlası.
Sosun Tarihsel Arka Planı
Cenevre'deki Café de Paris restoranı, bu sosu yıllar içinde geliştirmiş ve tarifi büyük bir gizlilik içinde tutmuştur. Bugün bile orijinal tarif tam olarak kamuoyuyla paylaşılmamaktadır. Bu durum, sosun etrafında bir efsane havası oluşturmuş ve çeşitli şeflerin kendi yorumlarını geliştirmesine zemin hazırlamıştır. Bu sayede Café de Paris sosu, dünya mutfağında kendine özgü, yoruma açık ama özüne sadık bir yer edinmiştir.
Bonfile: Etin En Seçkin Parçası
Bonfile, dana sığırının bel bölgesinden, özellikle de omurganın iç tarafında yer alan en az çalışan kasından elde edilir. Bu kasın az hareket etmesi, etin son derece yumuşak ve neredeyse liften yoksun bir yapıya kavuşmasına neden olur. Bonfile, gastronomi dünyasında "filet mignon" olarak da bilinen ve yüksek kalite standartlarının sembolü haline gelmiş bir et kesimidir.
Café de Paris Sosu ile Bonfile Kombinasyonunun Sırrı
Bonfile ve Café de Paris sosu neden bu kadar uyumlu? Bu sorunun cevabı, ikisinin birbirini nasıl tamamladığında gizlidir.
Bonfile, yumuşak dokusu ve nispeten nötr lezzet profiliyle, üzerine atılan sosun tüm karmaşıklığını özgürce yansıtabilen bir tuval gibidir. Café de Paris sosunun zengin, katmanlı ve çok bileşenli yapısı ise bu tuval üzerinde adeta bir sanat eserine dönüşür. Sosun asidik unsurları (limon, kapari), etin proteinleriyle etkileşime girerek tatlılık hissini dengeler. Tereyağı bazlı kremsi doku, etin yumuşaklığını tamamlarken ağızda uzun süre kalan bir his bırakır.
Öte yandan, Café de Paris sosundaki baharatlar ve aromatik bitkiler (özellikle estragon ve kekik), bonfilenin doğal etini ön plana çıkaran bir çerçeve oluşturur. Ançüezin yarattığı umami etkisi ise tüm lezzetleri bir üst seviyeye taşıyan görünmez bir köprü işlevi görür.
Bu kombinasyon aynı zamanda gastronomi biliminin "kontrast ve uyum" ilkesini mükemmel biçimde yansıtır: Etin sadeliği ile sosun karmaşıklığı, bir aradayken birbirini öne çıkaran ideal bir denge oluşturur.


